close
deus-ex-mankind-divided–ozel-inceleme

Kökleri aslında oldukça eskiye dayanan Deus Ex serisi, asıl yükselişini 2011 senesinde serinin bir bakıma yeniden başlatıldığı Human Revolution zamanında yapmıştı. Yeniden başlatıldı dediğime bakmayın, herhangi bir remake ya da reboot olayından bahsetmiyorum. Tamamen yeni nesile uygun, yeni dünyanın sorunları ile ilgilenen bir Deus Ex’ten bahsediyorum..

Öncelikle; Deus Ex ne demek?

Deus Ex, tam adıyla Deus Ex Machina, Antik Yunan döneminde yazılan tiyatro eserlerinde yazarların sıkça kullandığı bir tekniktir. Tiyatro Oyunu sırasında hiç beklenmedik yapay veya ilahi bir karakterin, hiç beklenmedik bir yerde ve zamanda ortaya çıkmasını ve hikayeyi beklenmedik bir yönde değiştirmesini yansıtan tekniktir. Deus Ex Machina, yani Makineden Tanrı denmesinin sebebi de bu yapay veya ilahi karakterin bir vinç yardımı ile sahneye havadan indirilmesidir. Etimolojik köklerine indiğimizde bizim aşina olduğumuz Deus Ex serisi de aslında bir bakıma bu Deus Ex Machina tekniğini kullanıyor.

Mankind Divided’a başlamadan önce şöyle biraz geriye, Human Revolution’a doğru gidelim. Öncelikle orada olan olayları hatırlayalım ki, Mankind Divided’da kafamız karışmasın. Human Revolution, 2027 yılında geçiyordu. Gelişen teknoloji ile beraber artık insanlar kaybettikleri uzuvlarını veya vücutlarının çeşitli kısımlarını yapay mekanik parçalarla doldurarak bir bakıma eskisinden daha gelişmiş bir hale geliyordu. Ancak gelişen olaylar neticesinde bu parçalara eklenen ortak bir çip sayesinde bu gelişmiş insanların her biri aklını kaybedip etrafa, insanlara ve en önemlisi sevdiklerine umarsızca saldırdı. Bu büyük yıkımdan sonra insanlar Augmented, yani mekanik olarak gelişmiş insanlara karşı bir devrim başlattı. Şimdi o devrimin sonucu olarak ikiye bölünmüş bir dünyada Adam Jensen olarak kontrolü tekrar ele alıyoruz.

Adam Jensen ilk oyunda gelişen olaylardan sonra vücudunun çok büyük bir kısmı makineleştirilmiş bir karakter. Ancak diğer Augmented insanlara göre Jensen, askeri seviyede daha üstün geliştirmelere sahip. Bu yüzden de Mankind Divided’da bir terörle mücadele biriminde çalışıyor. Evet, baş gösteren devrimin sonucunda insanlık ikiye bölününce yapılan baskı sebebiyle Augmented insanlar da bu düzenden sıkıldı ve saldırganlaşıp çeşitli terör olayları düzenlemeye başladı. Adam Jensen olarak tıpkı ilk oyunda da olduğu gibi bu düzeni ister saldırgan bir şekilde, isterseniz de zararsız bir şekilde durdurma fırsatı tamamen elinizde olacak. Zaten Deus Ex: Mankind Divided’ın RPG öğeleri de burada devreye giriyor.

Bana göre yeni serinin ilk oyunu olan Human Revolution’da rol yapma öğeleri daha bir detaylıydı. Gerçi günümüzdeki çoğu oyun için geçerli bu artık. Konuşmalar sırasında oyun size belli başlı üç-dört konuşma seçeneği sunuyor. Her biri çeşitli insan hislerine yönelik seçenekler. Saldırgan ol, uzlaşmaya çalış, oluruna bırak ya da kabul et gibi. Her birinin üzerine geldiğinizde Jensen’ın karşısındaki kişiye ne diyecek olduğunu görüyorsunuz. Ama genellikle neyi seçerseniz seçin kapı aynı yere çıkıyor. Elbette bu hep olmuyor fakat katıldığım diyalogların büyük bir kısmında bu ilüzyon mevcut. Oyuncuya o ‘gidişatı değiştirme’ hissi tam anlamıyla verilemiyor.

Bu dünyada isterseniz kanalizasyonları ve duvar aralarını kullanarak bir hayalet gibi ilerleyebilir, isterseniz de duvarın öbür tarafında bulunan bir düşmanı tek bir yumrukla haşat edebilirsiniz.

Mankind Divided’ın rol yapma öğelerinin büyük bir kısmı, ilk oyunda olduğu gibi operasyonlarda seçeceğiniz saldırı tipine de bağlı olarak değişiklik gösteriyor. Her zaman olduğu gibi iki seçeneğiniz var. Ölümcül, ya da ölümcül olmayan. Ben oyunu genellikle ölümcül bir şekilde oynadığım için ilk oyunun gidişatı da o yönde değişikliğe uğramıştı. Aynı şey Mankind Divided’da da karşımıza çıkıyor. Siz dışarıdaki dünyaya nasıl davranırsanız, o dünya da size öyle davranıyor.

Dışarıdaki dünya demişken, oyunun beğenmediğim yönlerinden birine değineceğim. Oyunun geçtiği tek şehir olan Prag’ın farklı farklı bölgeleri var. Ancak her bölgede bulunan her insan çok yapay bir yapıya sahip. Yani sanki 2011 yılında çıkan oyunun yapay zekasını hiç değiştirmemiş de direkt olarak bu oyuna entegre etmişler gibi görünüyor. Ne demek istiyorum? Şunu demek istiyorum. İnsanların sürekli olarak diken üstünde olduğu ve paranoya ile yaşamaya alışmaya çalıştığı bir şehirde elimde koca bir silahla geziyorum ve insanlar buna hiç tepki vermiyor. Eh oynadığım oyun da bir RPG olunca haliyle bu atmosferi biraz zedeliyor. Özellikle de polisler. Neredeyse her adım başı kimlik soran o polislere elimde silahla, gözlerinin içine doğru bakıyorum ve tepkisiz bir biçimde bana geri bakmaya devam ediyorlar. En azından bir tepki verseler, uyarı yapsalar veya herhangi bir etkileşime girseler hiç fena olmazdı.

Oyunun beğenmediğim bir diğer yönü de grafikleri açısından oldu. Genel bakarsak güzel makyajlanmış bir Prag ile karşılaşıyoruz fakat karakterleri ve çevredeki detayları ayrıntılı olarak inceleyince aslında Eidos’un pek de iyi bir iş çıkaramadığını görüyoruz. İlk oyunda bulunan sarı, boğuk filtre Jensen’ın içinde bulunduğu dünyanın tansiyonunu bize bir hayli yansıtabiliyordu. Yeni oyunun renk paletinde pek de öyle bir etki ile karşılaşmadım. Atmosfer yine bir puan daha azalmış oldu gözümde.

Mankind Divided 2016 yılında çıkmış olmasına rağmen görsel olarak sanki bir nesil geriden geliyor gibi görünüyor.

Grafikleri çok da harika olmamasına rağmen Mankind Divided, PC platformunda ciddi optimizasyon sıkıntılarına sahip. PlayStation 4 ve Xbox One’da varsayılan FPS değeri olarak 30’u seçen oyun bazı bölgelerde düşüş yaşıyor. Ama asıl problem PC’de. Sanki Eidos bu oyunu PC’ye ayrı olarak düzenlememiş de, direkt olarak konsol versiyonlarından portlamış gibi görünüyor. Oyunu üç farklı sistemde denedim. Birisi kendi bilgisayarım olan orta düzeyde 960M’lik bir Monster Notebook, diğeri ofiste bulunan Acer Predator’ün yeni 1070’lik modeli, bir diğeri de editör arkadaşlarımızdan birisi olan Batuhan’ın 1080’lik bilgisayarı.

Kendi orta düzey bilgisayarımda denediğimde müthiş kasma problemleri ile karşılaştım. Oyun yüksek ayarlarda ve 1920×1080 çözünürlüğünde 20 FPS verdi. FPS dengesizliği bir yana, oyunda yeni bir bölgeye girdiğimde veya menüleri açmaya çalıştığımda çok can sıkıcı donmalarla karşılaşıyordum. Tab’a basıp görevlere bakmak için bile 5 ila 10 saniye beklediğim oldu. Acer Predator’de oyun en yüksek ayarlarda ve 1080p’de çakılı 60 FPS veriyor. Ancak 4K’ya aldığımızda neredeyse 20 FPS değerlerini gördük. Batuhan’ın bilgisayarında da aynı şekilde oyun 1080p’de çok akıcı iken, 4K’ya aldığımızda yine saçmalamaya başladı. Garip bir ayarsızlık mevcut. Witcher 3 aynı bilgisayarlarda 4K çözünürlüğünde 50-60 FPS verirken Deus Ex ona nazaran daha zayıf grafikerle daha dengesiz bir performans sunuyor. Yani demem odur ki, benimki gibi orta seviye bir bilgisayara sahipseniz Mankind Divided çok canınızı sıkacak.

Gelelim oyunun son ve en can alıcı hatasına. Mikro-ödeme sistemi. Oyun içi dükkanı açıp gerçek para ile karakterinize para veya Praxis puanı alabiliyorsunuz. Yazı içerisinde pek değinmedim ancak bu Praxis puanları karakterinizin seviye atlayıp yeni geliştirmeler kazanmasını sağlayan puanlar. Yani paranız varsa oyunu direkt olarak tüm geliştirmeleriniz açık bir şekilde hiç zorlanmadan oynayabiliyorsunuz. Burada problem, oyuncuların para vererek oyunda ayrıcalığa sahip olmayı istemesi değil. Sonuçta bu bir online oyun değil, isteyen istediği şekilde oynar. Buradaki problem Square Enix’in ve Eidos’un oyun içi mikro-ödemeleri yavaştan oyunlara dahil etmesi. Bana göre bu sadece bir başlangıç. Önümüzdeki oyunlarda bir yan görevi açmak için bile para isterlerse şaşırmayacağım. Ki zaten günümüzdeki DLC mantığı da hemen hemen böyle çalışıyor ama neyse.

Kıssadan hisse, Deus Ex: Mankind Divided güzel bir oyun olmuş. İlk oyuna göre çeşitli oynanış kısıtlamalarına ve rol yapma öğelerinin azaltılmasına rağmen yine de oynayanları hayal kırıklığına uğratmayacak bir yapım olmuş. Önümüzdeki günlerde de Eidos’un optimizasyon problemlerini çözeceğini düşünürsek, bahsettiğim problemleri dışında pek bir sorunu yok.

sizlere teknokistan.com farkıyla sunulmuştur

Ahmet İşcan

Bilişim Uzmanı

Latest posts by Ahmet İşcan (see all)

Tags : deus ex mankind divided ekşideus ex mankind divided gameplaydeus ex mankind divided indirdeus ex mankind divided release datedeus ex mankind divided trailer