close

Kayıp Kıta MU

Kayıp kıta Mu topraklarında 64 milyon nüfusun hepsi tek bir çatı altında toplanmışlardı başlarında bulunan hiyerarşik ef Ra Mu olarak anılmaktaydı Mu uygarlığının bir diğer adı da Güneş İmparatorluğu idi halk Ra Mu ya karşısı sonsuz bir saygı duymakta ve onu maddi manevi yönetimin şefi olarak görmekteydiler.

Şu anda Meksika Müzesinde saklanmakta olan ve bundan 15.000 yıl öncesinde yazıldığı tespit edilen tabletlerden birinde şöyle yazmaktadır

“Bu tapınak Mu nun temsilcisi RA MU nun hükmü altındadır. Tanrının gözleri gece ve gündüz herşeyi görür ve RAMU nun ağzı vasıtasıyla doğruyu söyler …”

Bu tablet uzun bir süre tibetli rahipler tarafından muhafaza edildikten sonra William Niven e teslim edilmiştir.

Gerek Niven’in gerekse Atatürk ün araştırdığı Churcward’ın bulguları birbirleriyle tamamen örtüşüyordu her iki araştırmacıda farklı yerlerde aynı belgelere ulaşmışlardı bu belgede Mısır Hint ve Tibet mabetlerinde yüzyıllardır rahiplerce muhafaza edilen belgelerdede doğrulanmaktaydı.

Elde edilen bilgiler yan yana getirildiğinde dünya üzerinde bir zamanlar son derece ileri seviyeli uygarlıkların yaşamış olduğu net bir şekilde oryaya çıkıyordu ortaya çıkan diğer bir bulguda o döneme ait uygarlıkların Uzaylılar la yakın temasta bulundukları ile ilgiliydi.

Ünlü araştırmacı yazar Peter Colosimo “Timeless Earth” adlı kitabında eski bir Hint yazısından bahseder “Ulaşılmaz yüksekliklerden hızla inerken gökgürültüsü gibi sesi ve gökyüzünü ateş dilleriyle dolduran alevlere bürünmüş olarak ateş in oğullarının arabası parlak yıldızdan gelen Alev Tanrılarının arabası göründü Gobi Denizinin yemyeşil ve göz kamaştırıcı mis kokulu çiçeklerle örtülü Ak Adası üzerinde durdu”

Arkeolog Harold Wilkins de aynı şekilde,

“Büyük beyaz yıldızdan inmiş insanların Gobi Denizindeki adaya yerleştiğini ve adayı yer altı galerileriyle karaya bağladıklarıyla ilgili her türlü kanıt bilimsel olarak mevcuttur ” demektedir.

Ele geçirilen belgeler arsında eski gök haritaları da vardır Tibet yörelerinde bulunan bu Haritalar la ilgili kamuoyuna ilk açıklama Peter Colosimo tarafındna yapılmıştır Timeless Earth adlı kitabında bu konuyla ilgili şunları yazmıştır

Bir süre önce Himalayaların eteklerinde Bohistan Mağaralarında bir gök haritası ele geçirilmişti astronomlar bu haritanın doğru olmakla birlikte bizim çizdiğimiz haritalara uymadığını fark ettiler Niçin ? evet niçin bu haritalardaki yıldızlar 13.000 yıl önceki konumlarında dizilmişlerdi

Bu harita 1925 yılında National Geographic magazinde yayınlandı buna benzer başka bir olayda 1778 yılında meydana gelmişti

Paris belediye başkanı ve Fransa kraliyet astronomlarından Jean Sylvain Bailly’e misyonerler tarafından Hindistan da bulunan bazı haritalar getirildi haritaları inceleyen astronom bu haritaların binlerce yıl önce yapılmış olması gerektiği sonucuna vardı.

Haritalar Hindistan’da yapılmış olamazdı çünkü oradan görülemeyecek yıldızları da kapsıyordu. Astronomlar yaptığı hesaplar sonucunda haritaların çizildiği noktayı saptayabildi. Bugün Gobi Çölü nün uzandığı bölgeydi burası ve Hintli ler bu haritaları kendilerinden çok daha eski ve ileri seviyeli bir uygarlıktan almışlardı.

GOBİ ÇÖLÜ ( GOBİ DENİZİ)

Orta asya efsanelerinde Gobi Çölü’nün önemi büyüktür efsanelere göre çok eski zamanlarda Gobi Çölü’nün yerinini jeolojide doğrulamaktadır. Büyük bir deniz bulunmaktaydı çin bilgelerinin anlattıklarına göre bu denizde mavi gözlü ve sarı saçlı beyaz insanların yaşadığı bir ada vardı efsaneler ve gizli sırlar bilgisine sahip rahipler bu ada da yaşayanların gökyüzünden geldiklerini söyler ve bu ileri uygarlıklar Mu insanına kozmik sırları açıklamış ve onları eğitmişlerdir.

Rus Prof. Arkeolog Koslof Gobi Çölün’de kadim Khara Khoto kenti kalıntılarında yaptığı araştırmalarda bir mezara rastlamış yapılan hesaplar mezarda buluna bir duvar resminin 18.000 yıl önce yapılmış olduğunu ortaya çıkardı resim tamamen Mu yazıtları ve sembolleri ile doluydu.

Tags : Arkeolog Harold WilkinsArkeolog KoslofChurcwardGizemli HaritalarGOBİ ÇÖLÜJean Sylvain Baillykadim kıtakadimlerKayıp Kıta MUKhara KhotoMUnational geographicPeter ColosimoRAMUTanrının gözleriTimeless EarthWilliam Niven